Röportaj

Kadınlar Camilerde

Kadınların camilerde yaşadıkları problemleri gündeme getiren bir grup, Kadınlar Camilerde Kampanyası ile sorunlara çözüm arıyorlar. Kadınlar Camilerde Ekibi ile kampanyanın amacını, yapılan faaliyetleri görüştük. İstifadenize sunuyoruz.

 

Kadınlar Camilerde kampanyasını başlatırken neyi amaçladınız ilerleme kaydedildi mi?

Kadınlar Camilerde Kampanyası 2017 yılında İstanbul’da, camilerde yaşadıkları problemleri görünür kılmak, gündem oluşturmak ve çözmek isteyen kadınlar tarafından kuruldu. O yılın yazında bir iftarda bir araya geldiğimiz arkadaşlarımızla konuşurken, camilerde yaşadığımız problemlerin aslında ne kadar çok kadın tarafından paylaşıldığını fark ettik. Camilerde kötü bir muameleyle karşılaştığımızda ya da kadınlara ayrılmış kısımların konforsuz olduğu bir camiyi tercih etmediğimizde, bunu sadece aile içinde veya arkadaşlar arasında yakınarak dile getiriyor, maalesef çözümü için harekete geçmiyorduk. Peki biz eğitim, iş veya sosyalleşmek için dışarda vakit geçirdiğimiz her gün, hangi camide abdest alabileceğimizi, hangi camide rahat edebileceğimizi hesaplayıp dururken, camilerin düzeninden sorumlu yetkililer bundan ne kadar haberdardı? Bu konuyla ilgili yapabileceğimiz bir şey gerçekten yok muydu?

Tüm bu sorgulamalar neticesinde elimizi taşın altına koymaya ve sesimizi daha fazla duyurmaya karar verdik, kadınların camilerde yaşadığı problemleri kamuoyuna duyurmak ve çözüm yollarını araştırmak niyetiyle bir kampanya başlattık. Üç yıldır sürdürdüğümüz faaliyetlerde binlerce kadına ulaştık, çeşitli sosyal medya kampanyaları yaptık ve camilerdeki adaletsiz şartların ülke gündeminde konuşulmasını sağladık. Kamuoyu oluşturmak, kadınların yaşadığı problemleri dile getirmesi için onları teşvik etmek ve bu problemlerin duyurulması açısından önemli bir yol kat ettik. Ama elbette meselenin bürokratik ve teknik birçok yönü olduğu için daha gidilecek çok mesafe var. Şunu da belirtmeliyiz ki, bir dernek/vakıf çatısı altında değil de bir kampanya olarak bir araya gelmemizin nedeni, bizim aslında sadece bu meseleyi belirli bir zaman aralığında çözmeyi amaçlamamız. Bir harekete dönüşme, başka konuları da gündemimize alma niyetimiz yok.

 

Yaptığınız faaliyetler neler, nasıl karşılanıyorsunuz?

Faaliyetlerimizi bilgilendirme çalışmaları, cami buluşmaları, sosyal medya çalışmaları, yetkililerle görüşmeler, uzman buluşmaları, cami tespit çalışmaları olarak sıralayabiliriz. Camilerdeki problemler üzerine fikir yürüttükçe çalışmalarımız gelişti ve çeşitlendi.

Kampanyayı oluştururken öncelikle, kadınların camilerde yaşadığı problemleri duyurabilecekleri bir mecra olmadığını ve nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini bilmediklerini fark ettik, bu nedenle onları çeşitli şikayet mekanizmalarına yönlendiren “Camide Kötü Muamele ile Karşılaştığınızda Ne Yapabilirsiniz?” başlıklı bir yazı yayınladık. Kadınları problemleri CİMER’e, il ve ilçe müftülüklerine şikayet etmelerini ve sosyal medyada paylaşmalarını tavsiye ediyoruz. Bu şekilde şikayet ve talepler resmi olarak kayıt altına geçebilir ve uzun vadede çözüm için harekete geçilebilir.

İstanbul merkezli bir kampanyayız ve fiziken başka bölgelere ulaşmamız mümkün değil. Ama sosyal medya bize ülkenin birçok yerindeki kadına ulaşma imkanı veriyor. Öncelikli hedefimiz kadınların camileri kullanma deneyimlerinin daha fazla kişi tarafından görünür olması. Camilerde kadınlara ayrılan kısımlar, yüksek paravanlar, örtüler, duvarlar arkasında, bazen camiden ayrı bir girişle ulaşılan bir oda içinde olduğu için dışardan bakan birinin orada ne yaşandığını bilmesi mümkün olmuyor. Hatta üzülerek söylemek gerekir ki bazen camilerde görevli yetkililer bile buradaki problemleri görmüyor ya da görmezden geliyor. Bu nedenle kadınların, camilerin kadınlar kısmında bir problem yaşadıklarında bunun fotoğrafını çekip paylaşmaları çok önemli. Bu türden paylaşımları #sizdengelenler başlığı altında arşivliyor ve sosyal medya hesaplarımızda, caminin bulunduğu il veya ilçe müftülüklerini etiketleyerek paylaşıyoruz. Elbette kadınlar bu türden problemleri sadece kişisel sosyal medya hesaplarından da paylaşarak şikayette bulunabilirler. Ama bu türden paylaşımların tek bir yerde buluşması, aslında Türkiye’nin birçok yerinde problemlerin ne kadar ortak olduğunu gösteriyor. Ayrıca bu türden paylaşımlar, daha fazla kadını seslerini duyurmak ve paylaşmak konusunda teşvik ediyor, aynı dertten mustarip kadınlar arasında bir sosyal medya dayanışması kurulmuş oluyor. Bunun yanından #KadınDostuCami başlığı altında, kadınlara adil bir alan açan ve birbirimize tavsiye ettiğimiz camileri paylaşıyor, #KadınlarCumaNamazında başlığında da Cuma namazına giden takipçilerimizin deneyimlerini paylaşıyoruz. Her ne kadar birçok camide kadınlara Cuma namazına yer almış gözükse de, fiiliyatta bu alanlar yine erkekler tarafından kullanılıyor ya da camideki görevlilerin insafına bırakılıyor. Kadınların Cuma namazını rahatlıkla kılabilmesi için farklı kadınların dayanışmasına ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Bu nedenle hem web sitemizde hem sosyal medya hesaplarımızda kadınların Cuma namazı kılabileceği camilere dair bir listemiz ve deneyimlerden oluşan bir arşivimiz var. Ayrıca cami tespit çalışmalarında, camilerin mimari planlarında kadınlara ve erkeklere ayrılan alanları karşılaştırıyor, camileri erişim, tuvalet-abdesthane düzenlemesini başlıklar altında inceliyor ve sosyal medyada paylaşıyoruz. Camilere kadınlar gözüyle baktığımızda farkına vardığımız adaletsiz durum bu şekilde çok daha görünür hale geliyor.

Bunun yanında takipçilerimizle yüz yüze buluşmak için cami buluşmaları gerçekleştiriyor, cami kullanma tecrübelerimizi paylaşıyoruz. Ayrıca her sene geleneksel olarak bir cami bahçesinde iftar buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Etkinlik olarak, Beyoğlu Arap Camii’nde caminin kadın kollarıyla bir görüşme gerçekleştirip, kadın cemaatle yaptıkları etkinlikleri dinledik ve kadınların cami yönetiminde yer almaları hakkında görüş alış verişinde bulunduk. Marmara İlahiyat Camii’nde ise “Kadınlar Cami Cemaati Olabilir mi?” başlığıyla, İstanbul il vaizi Birsen Kapıcıoğlu ile, İslam kaynaklarına göre kadınlar ve cami ilişkisini dinledik. Ayrıca mimari ve antropoloji alanlarında uzman kişilerle “Camiyi Yeniden Tasarlamak” başlığıyla buluştuk. Süleymaniye Cami’ni geleneksel bir cami ve Şakirin Camii’ni modern bir cami örneği olarak inceledik. Mimari tasarımın kadınların camileri kullanma deneyimini nasıl şekillendirdiğini tartıştık, camideki problemler nasıl çözülebilir, biz bir cami tasarlasak bunu nasıl yapardık diye fikir alışverişinde bulunduk.

Ayrıca İstanbul il müftülüğü ve cami imamları gibi çeşitli yetkililerle görüştük. Bu makamlarla görüşmelerimizin olumlu havada geçtiğini, kadınların cami kullanımında yaşanan problemlerin farkında olduklarını söyleyebiliriz. Ama maalesef başka konular arasında bu problemler öncelikli hale gelemiyor ya da erkek cemaatten tepki çekmemek korkusuyla fazla gündeme getirilmiyor. Biz toplumun yarısını oluşturan kadınların, camilerde de erkekler kadar hak sahibi olduğunu düşünüyor ve kadınların taleplerin erkeklerden daha az önemli görülmesine karşı çıkıyoruz.

 

Camilerin kadın bölümlerini geliştirmek için ne yapılabilir?

Camilerde kadınların yaşadıkları problemler camilerdeki belirli koşullardan kaynaklanıyor, bunları fiziki, idari ve sosyal koşullar olarak sıralayabiliriz. Fiziki koşullardaki problemleri, camilerin kadınlara ayrılan yerlerinin camilerin en izbe, dar yerleri olması, temizlik, aydınlatma, ısıtma, havalandırma gibi hizmetlerin yeterince sağlanmaması, sadece merdivenle ulaşılan kısımların erişiminin birçok kadın için zor olmasını sayabiliriz. Camideki temizlik malzemeleri, elektrik süpürgeleri gibi “çirkin” ve saklanması gereken her eşya da kadınlar bölümüne konuluyor. Ayrıca kadınlara ayrılan kısımların, caminin ana alanından tamamen koparılmış, imamı gören kimseyi göremeyecek şekilde ayrı odalarda, duvarların ya da boyu aşan örtülerin arkasında olmasını doğru bulmuyoruz. Bunun caminin atmosferinden kadınları tamamen kopardığını düşünüyoruz. Her caminin kendine göre ihtiyaçları olsa da, camilerin giriş katında, cemaatin geri kalanın görerek namaz kılabileceği şekilde ayrılmış kadın kısımları olması gerektiğini düşünüyoruz. Paravanların üstü örtülerle kapanmamalı ve görüş engellenmemeli. Elbette görüş ve ihtiyaç farklılıkları olabilir, camide tamamen mahrem bir alanda namaz kılmak isteyen kadınlar olabilir. Bizim görüşümüz, camilerin farklı taleplerdeki kadın kullanıcılar için alternatif seçenekler sunması, tek bir standarda kadınları mecbur bırakmaması. Erkeklere her camide tuvalet ve ücretsiz şadırvan yer alırken, kadınlara ayrılmış tuvalet-abdesthane bulunmaması, varsa kilitli, pis, ücretli olması gibi maalesef hala çözülememiş bir problem de yer alıyor. Dışarda vakit geçirirken en çok karşılaştığımız problemin bu olduğunu düşünürsek de, cami derneklerine, il ve ilçe belediyelerine bu hizmet için bütçe ayırma zorunluluğu getirilmesi gerektiğini söyleyebiliriz.

İdari problem olarak,  camilerin erkek cemaatinin asıl cemaat olarak görülmesini, üyelerinin çoğunluğu erkeklerden oluşan cami derneklerinin camilerin sahibi gibi yetkilerini kullanmasını, hatta maalesef birçok camide kadınlara yer açmaya çalışan imamlar üzerinde baskı kurmasını sayabiliriz. Kadınlar bu düzenlemede sadece birer ziyaretçi gibi algılanıyor, talepleri göz ardı ediliyor. Bu nedenle camilerde daha çok kadın idareci olması gerektiği, cami derneklerinin de muhakkak kadın üyeleri hatta mümkünse kadın kolları olması gerektiğini düşünüyoruz. Diyanet her ne kadar camilerde düzenleme yapmaya çalışsa da kadınlara gerçekten neye ihtiyaç duyduklarını ve nelerden şikayetçi olduklarını sormuyor. Bu nedenle Diyanet tarafından koyulan standart ve düzenlemeler temel problemleri karşılamıyor. Son olarak toplumda var olan, “kadın camiye gitmez” anlayışının dönüşmesi gerekiyor. Bu değişmesi en zor olan kısım olsa da, dışarda her işimizi halletmek için koştururken camiye gitmememiz gerektiğini düşünenleri anlamamız mümkün değil.

 

İslam kaynaklarına göre kadınların camideki konumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

İslam kaynaklarında kadınların camilerdeki konumunu anlamak için uygulamalara bakmak yeterli olacaktır. Peygamberimizin mescidinde, kadınların bir ayrım olmadan cemaate katıldığını ve söz alıp soru sorabildiğini biliyoruz. Peygamberimizin de kadınların mescide gelmesine engel olunmasına karşı çıktığı, bir keresinde cemaatte çocuğu ağlayan bir kadına kolaylık olsun diye namazı kısa kıldırdığı hadis kaynaklarında kayıtlı. Peygamber mescidinde saf düzeninde de kadınlar ve erkekler arasında paravan vb. ayrım olmadığı, herkesin aynı alanda, erkekler, çocuklar ve kadınlar sıralamasıyla cemaate katıldığı aktarılıyor. Bu pratikler maalesef zamanla unutulmuş, neredeyse kadınların camiye gelmesinin sakıncalı olduğuna varan yorumlar yapılmış. Bir kadının namaz kılarken görülmesinin namazını bozacağına dair yanlış bir inanç da var. Maalesef kampanya olarak geçirdiğimiz üç senede geleneğin veya alışageldik uygulamaların İslam kaynaklarından daha fazla önemsendiğini gördük. Kampanyamızdan rahatsız olanların da bu kaynakları doğru okumadığını düşünüyoruz.

 

Gençlere ne tavsiye edersiniz?

Gençlere, genç kadınlara, kız kardeşlerimize, camilerin onların asıl mekanları olduğunu hatırlatmak isteriz. Biz camilerin ziyaretçisi veya misafirleri değil, asli unsurlarıyız, ümmetin yarısıyız. Bu nedenle, camide kötü bir muameleyle karşılaşırlarsa, camilerdeki kadınlar bölümünden memnun olmazlarsa, bunu önce cami görevlileri ve sonra da müftülüklere şikayet etmelerini tavsiye ederiz. Dertlerimiz bugünden yarına çözülmese de sesimizi duyurmak ve vazgeçmemek çok önemli. Akıllarına takılan sorular için www.kadinlarcamilerde.com sitemizden, İslam kaynaklarında cami ve kadın ilişkisine dair pek çok yazıyı okuyabilir, camilere dair paylaşımlarını instagram.com/kadinlarcamilerde , twitter.com/kadinlarcamiler, facebook.com/kadinlarcamilerde hesaplarından bizimle paylaşabilirler.

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*