Doğum öncesi beslenme  

 

Hayatın her döneminde özen gösterilmesi gereken sağlıklı ve dengeli beslenme kuralları hamilelikte iki kişilik bir özen ister. Anne adayının fiziksel ve duygusal dalgalanmalar yaşadığı bu süreç hem anne adayının rahat bir gebelik ve emzirme dönemi geçirmesi, hem de doğacak bebeğin sağlıklı bir ömür sürebilmesi açısından önem taşır. Yapılan araştırmalar, anne ve baba adaylarının bebek plânlama öncesinde de beslenmelerine ve yaşam tarzlarına dikkat etmelerinin, ileriki dönemleri etkileyeceği söylüyor. Hamilelik öncesinde anne ve baba adayları sigarayı ve kötü beslenme alışkanlıklarını bırakmalı. Gebeliğin öncesinden itibaren bir beslenme düzeni sağlanmalı.

Yemeyi ve yedirmeyi sevdiren toplumumuz, gebeler için iki canlı olduklarından iki porsiyon yemeleri gerektiğini düşünerek anne adayına baskı yapıyor. Zaten iştahları açılan anne adayları bu durumu yadırgamıyor ve gereğinden fazla kalori alarak gebeliği olması gerekenden fazla kilo almış olarak tamamlıyor. Gebeliğin ilk ayları iştahsızlık, bulantılar ve kusmaların sıklıkla yaşandığı, kimi zaman kilo kayıplarının olduğu bir dönem. İlk 3 ay 3-4 kg almak yeterli. Anne adaylarının iştahı sonraki aylarda artmaya başlıyor. Gebeliğin 9-12 kg arasında tamamlanması, ortalama 3 kg ağırlığında bir bebeğin dünyaya gelmesi için uygun olup, anne ve bebek sağlığı açısından yeterli. Fazla kilo alımı, gebelik sürecini, doğum anını ve emzirme dönemini zora sokabileceğinden, anne adayları gebelik ve emzirme dönemlerini yeterli ve dengeli beslenecek şekilde geçirmeli, uygun miktarda kalori almalı. Gün içerisinde yeme saatlerinin düzenlenmesi, dışarıda yemenin azaltılması, doğal besinlere yönelme ve düzenli fiziksel aktivite ile bu özel dönemi rahat bir şekilde geçirmek mümkün.

Hamilelikte yeterli ve dengeli beslenmek için ne yapmalı?

* Kahvaltıyla taze ve doğal gıdalar tüketilmeli. Taze sıkılmış meyve suyu, günlük süt, haşlanmış yumurta, peynir, esmer ekmek, iyi yıkanmış roka, maydanoz, domates gibi sebzeler ile vitamin, mineral ve proteinden zengin bir kahvaltı yapılmalı.

* Öğle ve akşam yemeklerine hafif bir ev yapımı çorba ile başlanmalı, 1 kase doğal yoğurt sofradan eksik edilmemeli.

* Bir öğünde 1 porsiyon ızgara/haşlama kırmızı et, tavuk eti, balık eti veya kuru bakliyat yemeği yenildiğinde diğer öğün mevsimine uygun sebze yemeği tercih edilmeli. Yemeklerin yanında pilav ve makarna yerine, B vitaminlerine zengin tam ta­hıllı ekmek veya bulgur pilavı tüketilmeli.

* Ara öğünlerde dengeli ve besleyici gıdalar tü­ketilmeli. Süt, kefir, yoğurt, taze ve kuru meyveler, badem, fındık, ceviz, tost veya peynirli sandviç gibi.

* Kalorisi yüksek olan hamur işlerinden ve tat­lılardan uzak durulmalı, Bunların yerine taze ve kuru meyveler tercih edilmeli.

* Sebze ve meyveler mevsimine uygun tüketil­meli, iyi yıkanmalı ve en az 1 porsiyonu yeşil yap­raklı sebzelerden, 1 porsiyonu da turunçgillerden karşılanmalı.

* Hazır yiyeceklerden, paketlenmiş ürünle­rinden, katkı maddesi içeren hazır çorbalar, et ve tavuk suyu tabletleri ve mısır cipslerinden uzak durulmalıdır. Sucuk, salam ve sosis gibi katkı mad­desi içeren, içeriği belirsiz et ürünleri kesinlikle tü­ketilmemeli.

* Gebelikte iyot alımı, bebeğin zeka gelişimi için büyük önem taşıdığından haftada en az 2 gün taze balık tüketilmeli.

* Büyüme ve gelişme için bir diğer önemli mi­neral ise çinko. Kırmızı et, deniz ürünleri, süt ve süt ürünleri, yumurta, esmer ekmek, badem ve ceviz­de bulunan çinko elementi, bebeğin anne karnında zihinsel ve fiziksel gelişimine katkıda bulunacaktır.

* Tuz tüketimine dikkat edilmeli, konserve ve salamura besinlerden uzak durulmalı.

* Gebelik döneminde kabızlık problemi yaşan­maması için, probiyotik tüketimine dikkat edilmeli, probiyotik yoğurt ve kefir tüketilmelidir. Lif içeriği yüksek olan esmer ekmek, kuru bakliyat, bezelye, pırasa, ceviz, badem ve fındık gibi besinler günlük beslenmeye dahil edilmeli. Düzenli egzersiz ve su tüketimi de kabızlık probleminin yaşanma ihtimalini azaltacaktır.

* Gebelik döneminde günde 2 litre su içilmeli, asitli ve gazlı içecekler, hazır meyve suları, kafeinli içeceklerden uzak durulmalı, bitki çaylarına temkinli yaklaşılmalıdır. Limonata, mineralli su, ev yapımı meyve suları, ayran sağlıklı içecek tercihlerinden.

* Mikroorganizmalara uygun zemin hazırlamamak, anne ve bebek sağlığını korumak için gıda hijyeni ve güvenliğine dikkat edilmeli. Özellikle el temizliği, buzdolabı ve mutfak hijyeni oldukça önemli. Besinlerin dondurulması, saklanması, hazırlanması ve pişirilmesi konusunda titiz davranılmalı. Donmuş besinler buzdolabından çözdürülmeli ve tekrar dondurulmamalı. Proteinden zengin yumurta, tavuk, balık ve kırmızı et gibi gıdalar alışverişin en sonunda alınmalı ve fazla bekletmeden buzdolabına yerleştirilmeli. Etler ve yumurta iyi pişirilmeli. Kokusu, görüntüsü ve tadı tuhaf olan gıdalar kesinlikle tüketilmemeli.

* Önem gösterilmesi gereken diğer bir konu elbette fiziksel aktivite. Düzenli egzersiz, uygun miktarda kilo almak, rahat bir gebelik ve düzenli kan şekeri seyri için önemli. Haftada en az 3 gün 30-45 dk arası hafif tempoda yürüyüş yapılmalı. Gebelik platesi ve nefes egzersizleri de bu dönemde yapacağınız, normal doğumu kolaylaştıran yöntemler.

Not:“Doğum sonrası beslenme” hakkındaki tavsiyelerimize bir sonraki sayıda yer vereceğiz..

 

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir