Çalışan anne olmak

Psk. Neriman Akyıldız

Günümüzde kadınların, aile büt­çelerine katkıda bulunmak, ekonomik özgürlüklerini kazanmak, kariyer yap­mak, yeni bir çevre edinmek, eşinin yanında kendini daha iyi bir konumda hissetmek, eğitim aldığı bir alanda meslek sahibi olmak gibi pek çok ne­denle iş hayatında aktif rol aldıklarını görüyoruz.

“İyi bir iş kadını, anne, eş ve evlat olmaya çalışmak gibi aynı anda pek çok rolü mü­kemmel yapmak zorunluluğunda hissetmek, içinde bulunulan şartları ve sınırları zorlamak çalışan ka­dını zamanla yıpratmaya başlar ve beraberinde pek çok problemi getirir. Bu rollerin belki de önemlisi ve çalışan kadını en çok zorlayacak olanı ‘annelik’ rolü­dür. Çalışma hayatının hem anne, hem de çocuğu üzerinde olumlu ve/veya olumsuz etkileri olacaktır.

Annenin çalışması çocuk açısından sakıncalı mı­dır, değil midir? sorusuna genel bir cevap vermek mümkün değildir, çünkü verilecek cevap duruma göre değişir. Annenin çalışmasının çocuk üzerin­de oluşturacağı etkiler bazı faktörlere bağlıdır. Bu faktörler; annenin işi, çalışma nedenleri, çalışma koşulları, annenin eğitim düzeyi, anne -çocuk ile­tişimi, aile içi ilişkiler, annenin yokluğunda çocuğa bakanın özellikleri, sağladığı bakımın uygun ve de­vamlı oluşu, nihayet çocuğun hangi gelişim basa­mağında bulunduğu, yani çocuğun yaşı gibi…

Çalışan kadının karşılaşabileceği problemler anne olmaya karar vermesi ile başlayabilir. Çalış­ma hayatı ve çocuk sahibi olmak arasında bir seçim yapmak zorunluluğunda hisseder. Eğer kariyerine devam etmeyi seçerse, annelik hissinden mahrum kalacağını düşünür ve çevrenin özellikle de aile bü­yüklerinin baskısı ile bu süreç daha zorlayıcı ve yıp­ratıcı olabilir.

Eğer anne olmaya karar verirse, bunca yıl aldığı eğitim ve edindiği bi­rikimlerin boşa gideceğini düşünerek kendini değersiz hissetmeye başlaya­bilir. Bir diğer seçenek ise anne olduk­tan kısa bir süre sonra kariyerine geri dönerek hem iş kadını, hem annelik rollerini bir arada sürdürmeye çalış­maktır. Çalışma hayatını da bırakmak istemeyen kadınlar, annelik yaşını ola­bildiğince ileri çekmek ve çocuk sayısını sınırlı tut­mak isterler.

Annelik ve diğer roller…

Yaşamımız boyunca birçok farklı rol ediniriz. Genellikle birden fazla rolü aynı anda yürütürüz. İş yerinde işveren rolündeyken evde eş, anne veya baba rolümüzü devam ettiririz. Her rol kendine ait sorumlulukları beraberinde getirir. Çalışan anne olmanın belki de en zor kısmı birden çok rolü (eş, anne, çalışan birey) eş zamanlı ve mümkün oldu­ğunca birbirini engellemeden yürütmeye çalışmak­tır. Çalışan bir birey olarak işinizin gerektirdiği prob­lem ve sorumlulukları profesyonellikle çözümlerken çocuğunuzun ihtiyaçlarını ve evinizin yönetimini aksatmadan sürdürmeniz gerekir. Çalışan bir anne olmak uzun, yorucu bir maraton koşmak gibidir. Size destek olup sizi çok zor koşullara hazırlamaya çalışan insanlar (eşiniz, aileniz, dostlarınız) olsa bile maratonu yalnız koşarsınız.

Çalışan anneyi bekleyen zorluklar

Ev ile ilgili sorumlulukların yanı sıra iş yeri so­rumlulukları ile annelik rolü zaman zaman çakışabi­lir. Örneğin çocuğunuzla ilgili acil durumlar (hastalık vb.), iş ile ilgili plânların aksamasına neden olabi­lir. Günlük hayatta bu tip problemlerle karşılaşma ihtimalinin ne kadar yüksek olduğu düşünülürse, mümkün olduğunca sürprizlere hazırlıklı olmak, yaşantınıza esneklik kazandırmaya çalışmak (iş sa­atlerini ayarlayabilmek ya da zor anlarda arayabi­leceğiniz kişiler listesi yapmak gibi) gerekli olabilir.

Çalışan anne olmanın pozitif yanları da vardır

Çalışma hayatının neden olduğu zorluk ve sı­kıntıların yanı sıra çalışıyor olmak aslında annenin kendine olan öz saygısını müsbet etkileyen bir fak­tördür. Eğitimi aldığı mesleği yapmak, ailesinin ge­çimine katkıda bulunmak kişinin kendi gelişimini ve benlik algısını olumlu olarak etkileyecektir. Bu nedenle çocuklarına bakmak için kendini evde otur­mak zorunda hisseden bir anne belki çocuklarını kendi hayatını yaşamasına bir engel olarak değer­lendirebilir. Böyle bir durumda annenin hem çocuk­larıyla, hem de dış dünya ile olan ilişkisi olumsuz bir hale gelme ihtimali yükselecektir. Çalışan anne olmanın zorlukları olsa da çalışmak istediği halde çalışamayan bir anne olmanın neden olacağı prob­lemler çocuğun gelişimini ve anne-babanın ilişkisini daha çok zorlayacaktır.

Anne ne zaman işine dönebilir ?

3 yaştan itibaren günlük düzenlemelerin iyi ya­pılması halinde (çocuğu yuvadan, okuldan sonra karşılanması gibi) annenin çalışıyor olması daha az zorlayıcı olacaktır. İdeal olan bebeklikten itibaren çocuğun kendi evinde bakılması ve okul döneminde de okuldan eve gelebilmesidir. Çünkü bu şekilde ço­cuğun günlük hayat düzeni en iyi şekilde sağlanmış olacaktır. Çocuklar tabi ki istedikleri her an anne ve babalarını yanlarında görmek, okuldan geldikle­rinde anneleri tarafından karşılanmak, her ihtiyaç duyduklarında ilgi alabilmek isteyeceklerdir. Bunlar olmadığında anne-babaya karşı kızgınlık duymak, yeterince sevilmediklerini düşünmek zaman zaman hissedecekleri duygular olabilir. Ama herkes için uy­gun olabilecek düzenlemeler ile bu sıkıntıları en aza indirmek mümkün olabilir.

Babanın desteği

Günlük hayatta karşılaşılan her problem eğer bize destek olacak birileri varsa daha kolay çözü­lür. Hayat müşterektir sözü annelerin iş hayatına atılmasıyla daha gerçekçi bir anlam almaya başla­dı. Bebeğin bakımı, ev ile ilgili sorumluluklar artık sadece anne tarafından karşılanması gereken so­rumluluklar olmaktan çıkıp anne-babanın ortaklaşa rol aldıkları alanlar haline geldiler. Tabi bu değişim her zaman istenildiği ve beklenildiği kadar kolay alması çocuk kadar aslında babayı da etkileyen bir durumdur. Yemekleri kim, ne zaman hazırlayacak, çocuğun ödevleri ile kim ilgilenecek, gidilmesi ge­reken yerler (doktor, doğum günleri vb) olduğunda kim götürecek, ev işleri eskiden olduğu gibi düzenli olarak yapılacak mı? Baba yorgun, mutsuz, kızgın eve geldiğinde onu dinlemek ve onunla ilgilen­mek için eşi orada olacak mı? gibi birçok durum ve problem akla gelebilir. Tüm bu koşullara uyum sağlamak zaman ve enerji alacaktır. Ama birbirine destek olmayı başarabilen çiftler için bu konuların hepsi bir süre sonra düzene girecektir. Karşılıklı iyi niyet ile asgari müşterekte buluşmaya çalışmak, sorumlulukları paylaşmak çatışma ve gerginlikleri azaltacaktır.

Çalışan anneler için tavsiyeler

* Yorgun, stresli bir iş günü ardından eve geldi­ğinizde sizi özlemiş olan enerjisi hiç tükenmek bil­meyen, talepkâr çocuğunuzla karşılaşacaksınız. Bu durumlarda olumsuz bir olay yaşamadan önce ço­cuğunuza o gün yorgun olduğunuzu ya da iş yerin­deki bir olay nedeniyle kızgın olduğunuzu anlatıp, ondan beklediğiniz davranışı söyleyin (Bugün çok yorucu bir gün geçirdim, biraz dinlemeye ihtiyacım var o yüzden akşam yemeğini hazırlarken senin odanda oynamanı istiyorum, sonra seninle biraz kitap okuruz gibi).

* Anneler mutlu olmalıdır. Kendinize zaman ayırın siz ne kadar huzurlu ve rahat olursanız aile­niz de bunu hissedecektir. Her probleme tek başına çözüm bulmaya ve her alana yetişmeye çalışmak, hayatınızı olduğundan daha da zor hale getirecek­tir. Mutluluklar kadar sorumluluk ve sıkıntıları pay­laşın.

* Çocuklar duygularını anlamlandırmayı ve ifade etmeyi ebeveynlerinden öğreniyor. Bu nedenle onlarla bol bol konuşmak önem taşıyor. Çevrede olan biteni çocuğunuza anlatın, sorularını sabır­la ve anlayacağı bir dille cevaplayın. Çocuğunuzla onun hoşlandığı faali­yetleri birlikte yapın. Günde yarım saat de olsa onunla kaliteli zaman geçirdiğinizde bu zamanlar damla damla güzel anılar defteri oluş­turacaktır.

Her şey mükemmel olmalı inanışından vazgeçin!

“Bunlara da yetişmeliyim, şunları da yapma­lıyım” gibi cümleleri, yani -meli –malı’ları hayatı­nızdan çıkarın. “İyi ve yeterli” bir anne olduğunuza inanın. Çocuğunuzla aranızda sağlıklı, sevgi ve gü­vene dayalı bir ilişki kurulmuş ise etkili bir iletişim kurabiliyor, karşılıklı olarak birbirinizi dinliyor ve duygularınızı açıkça ifade edebiliyorsanız, siz mut­luysanız, onun da mutlu olmaması ve iş yaşamınız­dan olumsuz yönde etkilenmesi için hiçbir sebep yoktur. Özellikle günümüzde birçok anne mükem­mel olmaya, her işi bir arada yürütmeye çalışıyor. Bu çok gerçekçi bir beklenti olmadığı için de hayal kırıklığı, kendine güvensizlik ve suçluluk duygula­rıyla boğuşuyor. Oysa artık çocuk yetiştirmekle ilgili çoğu kaynak ve araştırma mükemmel anne yerine “yeteri kadar iyi anne” kavramının altını çiziyor. Bu kavrama göre bir anne olarak sorumluluk duygu­suna sahip olmanız ve çocuğunuz için elinizden geleni yapmaya ça­lışmanız çok önemlidir. Çalışan anne, çocuğu­na dengeli ve yeterli bir şekilde ilgi, sevgi ve bakımı gösteriyor ise çocuk sağlıklı bir duygu­sal ve sosyal gelişim göstermektedir.

Dipnot:

1. Yavuzer, 2005: 60

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir